Bazı Ortaçağ Ermeni kaynaklarında Kafkasya’daki Azerbaycan
Uzun zaman Avrupa bilimi, Sovyet bilimi, günümüzde ise rus tarih bilimi, kafkasya’dan daha çok Ön Asya (İran) ile bağlantısı kurulan tarihî Azerbaycan topraklarını detaylı araştırmaktan kaçınmaya çalışmıştır. Tarih açısından, Azerbaycan’ın Güney Kafkasya ile doğrudan ilişkisi olmayan Kuzey İran topraklarında yer alan bir bölge olduğuna dair tez yavaş yavaş empoze ediliyordu. Bu düşünce özellikle Ermeni tarihçileri ve siyasetçilerinin hoşuna gitmiştir ki, onların niyeti, Azerbaycan’ın kafkasya’daki tarihî köklerini inkar ederek egemen Azerbaycan Cumhuriyeti'ne karşı günümüzde yapılan ermeni baskısı ile saldırganlığını haklı çıkarmaktır.
Azerbaycan yüzyıllardır bu bölgede önemli siyasi rol oynamıştır. Bu ülkenin sınırları, kuzeyde kafkasya dağ Sırtı ve derbent’den (günümüzde dağıstan) ve Güneyde hamadan’a (merkezî) kadar, Batıda Göyçe Gölünden (günümüzde ermenistan Cumhuriyeti'ndeki Sevan Gölü), Borçalı Bölgesinden (Gürcistan) ve Urmiye Gölünden (kuzey-Batı İran) ve doğuda hazar denizinin kıyılarına kadar olan alanı kapsıyordu.
XIX yüzyılda kafkasya’yı keşfetmeye başlayan rus İmparatorluğunun yaptığı bilimsel-tarihsel araştırmalara dayanarak bölgenin günümüzdeki, çoğu zaman çarpıtılmış tarihi yazılmıştır. Bu dönemde Rus tarihçileri tarafından Azerbaycan ile ilgili herşeyi «Fars» olarak takdim etme ve özellikle Türk dili konuşan Azerbaycanlıları «Fars» diye adlandırma geleneği başlatılmıştır.
